Yasemin Salih: İki öğrenci, dört ülke ve ırkçılık
Perşembe, Nisan 8, 2010 8:22Bu hafta fırsat sayfalarına konuk olan İngiliz şirket Reckitt Benckiser’in yeni mezunları işe alırken dikkate aldığı kriterlerden bahsediyoruz.
Şirket üniversitelere yaptığı “kariyer günleri” ziyaretlerinde öğrencilere ilk şart olarak şunu söylüyor: “Dünya vatandaşı olun.”
Üniversite öğrencisi ya da yeni mezun birçok gencin kariyer beklentileri içinde yurt dışında bir deneyim var mutlaka. Şükür ki bunun için artık sadece uluslararası bir şirkete işe başlamak şart değil. Artık Türk şirketleri de yurt dışında bir çok yatırım yapıyor ve buralarda Türkleri istihdam ediyor. Tıpkı Türkiye’de yabancıların istihdam edildiği gibi.
Gerçekten, Reckitt Benckiser kadar ilk koşul olarak sunulma da artık iş dünyasında parlak bir geleceğe sahip olmak için “dünya vatandaşı” mantığını içselleştirmemiz gerekiyor.
Ama bunu yürütmenin o kadar da kolay olmadığı ülkeler var. Globalleşme, paranın dolaşımı giderek top noktaya ulaşsa da bir yandan ırkçılık, yabancı düşmanlığı, aşırı milliyetçiliğin de yeniden hızlı bir ivmeyle yükselen değerler arasına girdiğini görüyoruz. Din ve milliyet farklılıklarına dayalı “düşmanlıklar” ne yazık ki ezici biçimde insanları etkisi altına alıyor. Şimdi bunun hangi güçlerin ekmeğine yağ sürdüğü, kimlerin bu düşmanlıklardan beslendiği gibi tartışmalara girmek niyetinde değilim. Zaten aynı cümleleri yeniden duymanın anlamı da yok.
Size Türkiye’de bu konuda duyarlı davranıp elini taşın altına koyan, ırkçılık ve yabancı düşmanlığına karşı uluslararası bir organizasyon düzenleyip, üstelik bunun için Avrupa Birliği’nden kaynak koparmayı da başaran bir grup öğrencinin müthiş başarısını anlatmak istiyorum.
Olayın kahramanları ikisi de Edirneli ve lise arkadaşı olan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi Begüm Binici ve Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Orkun Kırca. İki arkadaş tamamen gönüllü ve imkanları kısıtlı gençlerin kurduğu Vizyon Grubu’nun üyeleri. “Sınırları olmayan kardeşlik” projesini geliştirip AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’na onaylatmışlar (17 bin euro’luk hibe aldılar). Projeyi Internet üzerinden diğer Avrupa ülkelerindeki gençlere duyurmuşlar. Ve projeye Slovakya, Belçika ve Estonya’dan ortak başka öğrenci toplulukları bulmuşlar. Yani bu proje için şimdi toplam 38 kişi çalışıyor. Türkiye ayağında ise 10 kişi var. İkili Türkiye’nin hem küçük hem de kozmopolit şehirlerinden Düzce’yi projenin uygulama merkezi seçmiş. Birçok ülke ve şehirden gelen akademisyen, öğrenci Düzce’de 10 gün boyunca ırkçılık ve yabancı düşmanlığını tartışacak. Sokaklarda ülke tanıtımları, kültür geceleri, seminerler, münazaralar yapılacak.
30 Mart-9 Nisan tarihlerinde başlayacak etkinlik öncesi 27 kişilik bir grup Düzce’ye gitti. Grup, Düzcelilerle birlikte yaşayacak, farklı kültürlerin kaynaşması için etkinlikler yapacak. İpsiz Recep filminin platosunda yerel halk oyunları sergileyecek.
Begüm ve Orkun’u buradan kutluyoruz. Etkinliği yerinden izlemek istiyor ve bilgileneyim diyorsanız http://thevisiontr.blogspot.com’a bir bakın.
(Yasemin Salih – 29.03.10)
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.







